Bir defa masum yanın. Üzülmüş, kırılmış kalbin.. İncinmekten incinmemeyi öğrenmiş tatlı ruhun. Huzurlu bakışların. Bir anda şapkandan çıkan süprizlerin. Ellerinden esen notalar sonra.. Dalga dalga saran sesin. Gözlerindeki deniz. Üstü örtülü inceliklerin.
Kayboluşun sonra, tüm bunlardan sonra bir anda gidişlerin. Anlam veremediğim gizemin. Hiçbir şey yapmadan kırıp dökmelerin.
Ne varsa sen de iyiye kötüye dair o kadar sebep var ki sevmek için seni...
8/22/2013
8/06/2013
Japon Balıkçısı
Öyle insanlar var ki ülkenden gitmeye mecbur ederler seni.
Kendi istekleri,kendi hesapları, kendi hırsları uğruna bir ulusu kelepçelerler.
Ya razı olursun kelepçelerinle yaşamaya ya da katlanırsın bir sabah gözlerini hiç
olmak istemediğin bir yerde açmaya. Gitmeden o hep sevdiğin yere, içmeden
kahveni en sevdiklerinle çok uzaklarda mecburi bir hayat kurmaya çalışırsın
kendine. Adaletli olmanın durdurulamaz eylemi seni sen yaparken,bir yandan da çalar
hep güzel yarınlarını senden. Bir kişilikte taşırsan en kuytudaki adamın da
ruhunu, incinirsen yarasından, kalbin diken diken olursa eğer haketmediklerini
dayattıklarından, işte o zaman hiç “1” kişilik yaşayamazsın.
Ne sevinçlerin bir kişilik olur ne üzüntülerin.Çok güler çok
ağlarsın. Ortayı bulman zor. Yetişmeye çalışırken herkese koşarsın
yorulursun,erken çöker omuzların,erken eğilir dalların. Elinde değildir ki
yapmazsan olmaz işte,boşveremezsin. Nasıl bir histir empati? Nasıl da geçirir
ele? Teslim olursun seve seve,tüm benliğinle. Canını bile verirsin, Hiroşima’daki
Japon balıkçılarına şiirler yazarsın. Kalbin o kadar doludur ki sevgiyle hapsin
rutubetli köşesinden ağlarsın Hiroşima’ya. Ansızın bir balıkçı olursun orada.
Ölümü taşıyan, sevdiğine geçirmekten korkan.
Elimize değen ölür.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.
Balık tuttuk yiyen ölür,
birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür.
Tuzla, güneşle yıkanan
bu vefalı, bu çalışkan
elimize değen ölür.
Birden değil, ağır ağır,
etleri çürür, dağılır.
Elimize değen ölür...
Badem gözlüm, beni unut.
Bu gemi bir kara tabut,
lumbarından giren ölür.
Üstümüzden geçti bulut.
Badem gözlüm beni unut.
Boynuma sarılma, gülüm,
benden sana geçer ölüm.
Badem gözlüm beni unut.
Bu gemi bir kara tabut.
Badem gözlüm beni unut.
Çürük yumurtadan çürük,
benden yapacağın çocuk.
Bu gemi bir kara tabut.
Bu deniz bir ölü deniz.
İnsanlar ey, nerdesiniz?
NERDESİNİZ?
3/01/2013
Doğu
Ben doğuluyum,doğunun sesi,doğunun nefesi,sıcağı ve neşesi...Biran düşünmem biran sorgulamam biran farklılığı arzulamam.Ben doğuyum,güneşin doğduğu ancak hiç batmadığı,hergün yeniden doğuşa şahit gizemli küçük kızıyım o tertemiz toprakların.Köklerimden beslendiğim toprağıma minnettar,bana verdikleriyle yemyeşil,zengin ve de huzurlu...İnancıyla mutlu,müziği ile coşkulu, ezoterisiyle derin..Ben doğunun ögesiyim,onun ayrılmaz bir parçası.Doğunun sokaklarında hür ve de özgür ve korunmuş..Her köşesine hayallerimi saklamışım.Kaçmışım hep kaçmışım da zaman zaman yakalanmışım.Ayaklarım havada,yüzüm hep doğuda.1001 gecem olsa geçirsem doğuda.
1/30/2013
Bugün Benim Doğum Günüm..
Bugün benim doğum günüm.Hayata gözlerimi açtığım,zamanın ağlayarak çevirdiğim ilk yaprağı.Şimdi artık 25 yaşındayım.Hayatın yüküyle omuzlarımda, yokuşları bir iniyor,bir çıkıyorum.Bazı sabahlar rengarenk gökyüzüne açıyorum gözlerimi,bazen kapkara sis bulutları kesiyor yollarımı.Bazen kurduğum hayallerle uçan halımda seyahatteyim,bazen gerçeklerin sığlığına çakılıyorum onca yükseklikten.Hayatın içinden geçmek yerine hayatı içime çekmeye çalışıyorum.Anlamadan,hissetmeden,bilmeden,uzaktan değil tam da göbeğinden bağlanıyorum ona.Özüne dokunuyorum,dokusunu hissediyorum,yaşıyor,öğretiliyorum.Bilge olabilmek için düşüyor,düşürülüyor,üzerimi toparlayıp kalkıp yeniden devam ediyorum yoluma.
Bugün özel bir gün,paylaşımın en çok olduğu,en özel hissettiğim gün.Değer verdiklerimin doğumuma sevindikleri, dostluğuma teşekkür ettiği,benim de onları bulduğum,tanıdığım güne minnet duyduğum harika bir gün.Sevginin, ilginin insanı çocukça mutlu ettiği bir gün.Mutluyum özetle bugün.. Her duygunun uç noktasını yaşamayı severim ben.Ya deli gibi sevmeyi ya da hiç olmamışcasına unutmayı.Renklerin en parlak halini, efsanelerin en abartılı sahnelerini,iyiliğin en yücesini,aşkların en büyüğünü.Bu yazımı size atfediyorum tüm sevdiklerim!Yıllarca yanımda olan, gülerken beraber güldüğüm, düştüğümde ellerinden tutup kalktığım,ağladığımda göz yaşlarımı silen,çekilmez olduğumda beni çeken,bana katlanan siz dünyanın en özel insanları.Hepiniz benim için çok değerlisiniz.Sizleri çok ama çok seviyorum.İyi ki de doğdum :)
Bugün özel bir gün,paylaşımın en çok olduğu,en özel hissettiğim gün.Değer verdiklerimin doğumuma sevindikleri, dostluğuma teşekkür ettiği,benim de onları bulduğum,tanıdığım güne minnet duyduğum harika bir gün.Sevginin, ilginin insanı çocukça mutlu ettiği bir gün.Mutluyum özetle bugün.. Her duygunun uç noktasını yaşamayı severim ben.Ya deli gibi sevmeyi ya da hiç olmamışcasına unutmayı.Renklerin en parlak halini, efsanelerin en abartılı sahnelerini,iyiliğin en yücesini,aşkların en büyüğünü.Bu yazımı size atfediyorum tüm sevdiklerim!Yıllarca yanımda olan, gülerken beraber güldüğüm, düştüğümde ellerinden tutup kalktığım,ağladığımda göz yaşlarımı silen,çekilmez olduğumda beni çeken,bana katlanan siz dünyanın en özel insanları.Hepiniz benim için çok değerlisiniz.Sizleri çok ama çok seviyorum.İyi ki de doğdum :)
Kaydol:
Yorumlar (Atom)