3/16/2012

Başlıksız

Yüceler yücesi,varlığın yokluğun sebebi,herşeyi yerli yerine koyan...Tüm evreni, kocaman gezegenlerden ufacık karıncalara kadar hassas bir terazide dengede tutan. Aşkın kaynağı,çağlayan ırmak..Özden gürlememe sebep varlığım yokluğum. Ben irademi sana elden teslim etmişim. Ne dediysen Eyvallah demişim. Beklemişim,sabretmişim. Her geçen günü sana yaklaşmak bellemişim. Ellerim semada,gönlüm kapında sessizce oturup beklemişim. Sen ki beni görmüş,ev sahipliği etmişsin. Hayadan yanaklarım kırmızı,dillerim lal olmuş. Bana ettiğin lütuflardan başım yerden kalkmaz olmuş. Mahcubiyetten kelimelerim kurumuş. Kelimelere gerek yok,kaldırdım heybemden. Ben sana yürürüm ayaksız,ben sana konuşurum dudaksız. Ne güzel dostluktur ki bu, biran bile kalmam yalnız.

3/13/2012

Zaman da Derdine Göre Dermandır,Dermansız Derde Zaman Ne Yapsın?

Sen gideli 2 yıl oldu. Hayatımın en büyük,en derin yalnızlığını yaşıyorum. Hiçbir kaybın beni bu kadar güçsüz kılacağını bilemezdim,ta ki seni kaybedene kadar...Attığım her adım içinde kaybolduğum boşluklara doğru. Doldurulamaz uzayıp giden koridorlar. Issız,uzun ve soğuk. Ne koymaya çalıştıysam yakışmayan nesneler... Bu öyle bir his ki yutuyor önüne geleni; yine bir sen bir ben kalıyoruz. Sen bir gölgesin hep benimlesin ama güneş hiç doğmuyor. Düşmüyor gölgen önüme,göremiyorum. Karanlıkta birlikte yürüyoruz,birbirimize sarılamadan,özlem dolu bir uzanma mesafesinde ama kayıp iki ruhuz biz. Ben gölgeler diyarındayım, sen güneşe gittin. Bize güneş doğudan doğmuyor. Koşuyoruz,mütemadiyen koşuyoruz. Birbirine paralel sonsuza kadar giden iki doğru gibiyiz,kavuşamıyoruz. Tam yetişeceğim derken kayıp düşüyorum. Elimden tutup kaldıracak kimse yok. Seni hissediyorum ama çaresisiz. Burada yasaklıyız birbirimize. Görmek,dokunmak,konuşmak yok. Sadece hisset,tüm bunların hepsini yapıyormuş gibi her anımı seninle geçiriyormuşum gibi yaşamak. Sensiz mutlu olabilmemin tek çaresi işte bu. Ben tam 2 senedir gülebiliyorsam ve hatta yaşayabiliyorsam işte bu yüzden. Senin varlığınla her an birlikteymişim gibi davranarak,senden hiç gitmemişsin hala varmışsın gibi bahsederek mümkün bu. Ben senin yanına gelemiyorum. Gelirsem kabul ederim,gelirsem yenilirim,gelirsem sensizliğe alışırım diye 2 senedir, sen artık orada kaldığından beri evine gelemiyorum. Hep seni çağırıyorum,hep seni bekliyorum seni uykundan uyandırmanın çareleriyle sabaha kadar uğraşıyorum. Uyandırıyorum da,sarılıyorum,ağlıyorum tüm özlemimi gideriyorum ama sürem hep az oluyor. Her seferinde yine içimde kalıyor sana anlatacaklarım ama olsun rüyalarda olmasa nerede bulabilirim seni. Çok güçlü zannediyorlar beni kimseye belli etmiyorum,halbuki zavallı yapayalnız,üstü başı paramparça bir kız çocuğuyum ben. Sensiz çıktığı her ceviz ağacından düşen,yaralarını kendisi sarmak zorunda olan ufacık minnacık bir çocuğum ben. Hiç değişmedim baba,yaptığım ve yapacağım her güzel şeyi sana atfediyorum. Çok iyi bir insan olmaya çalışıyorum baba. Her gece başımı yastığa koymadan önce kendimi sorguluyorum dediğin gibi,karşıdan karşıya her geçişimde yanımdan eksik etmediğim müzik çalarımı kapatıyorum sen istiyorsun diye. Bayramlarda,özel günlerde ihmal etmemi istemediğin herkesi arıyorum baba. Başarılı olmak için elimden geleni yapıyorum. Soğukta üşüyen bir çocuk gördüğümde ona destek olmam gerektiğini hatırlıyorum baba. İnsanlığa faydalı olmam gerektiğini,kalbimi maneviyatla doldurmam gerektiğini tembih ettiğin üzere sürekli fısıldıyorum kendime her gece uyumadan önce. Yalnız ellerim hep soğuk, ne yapsam senin ellerinin verdiği sıcaklığı bulamıyorum hiçbir yerde. Babacığım seni çok özlüyorum ama kabul etmedim gittiğini. Ben seni bırakmadım,sen de beni hiç bırakma..