12/20/2011

Kalmak Ya Da Gitmek; Ağırbasan Gitmek

O konuşurken gözlerine baktığım da kesiliyor tüm sesler,hareket duruyor etrafta ve hatta zaman yavaşlıyor. Düşüncem firar ediyor zihnimden,duru,berrak ve titreşimsiz kalıyorum. Sadece bakıyorum. Dinlediğimi sanıyor ama ben o sevgi dolu,güven dolu,yaşadıklarıyla büyümüş olgun bakışlarda kayboluyorum. Zaman alıyor beni avucuna; dönemeçlerini tek tek döndürüyor. Kayıp gidiyorum dirençsiz. Engellerim çaresiz. Ne bir adım ileri ne bir adım geri gidebiliyorum. Olduğum yerde kaldım. Uzaklaşmak için döndüğüm sapaklar hep aynı yola çıkıyor. Bendeki resmin eksik bir parçası onda belli ki. Birşey buldum onda ya da bulduğumu sanıyorum belki. Nitekim sanmamak lazım illa ki. Ne yapmalıyım o zaman? Yine yanılır mıyım,canım yanar mı? Kendi kendime yine kızar mıyım? Kendimi saf görüp hala hayallerimle yaşamama söver miyim?  Zaten belliydi, bunu kendime yapmanın ne gereği vardı şimdi der miyim? Küsüp gider miyim, kalıp sever miyim? Dünü,bugünü,yarını düşünmeden anı yaşasam edepsizlik eder miyim? Beni fırtınalardan koruyan kalemi örsem yine, fırtınasız ama kimsesiz mutlu olabilir miyim? Tüm bu hissedilenler sadece benden kaynaklı olmasın, sana da anlatsam bunları anlar mısın beni? Yoksa egon kabarır, bir aslan gibi pençelerini geçirir mi yüzüme? Ya da mahcup mu olursun bu kadar güzel görünmekten. Ben sana anlatsam kelimelerimin resmini çizebilecek misin peki? Sana anlatırken senin için gördüklerimi o an,sen de görebilecek misin? Cümlelerin ağırlığını farkedip yarısını üstlenebilecek misin? Sana verdiğim emanete sahip çıkabilecek misin? En pahalı eşyana gösterdiğin özenden fazlasını bana gösterebilecek misin? İnsan ölçebildiği değerlere kıymet verir, mesela para gibi. Benim değerimi ölçüp,ağırlığınca sevgiye boğabilecek misin beni? Hmmm neyse en iyisi ben gideyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder