12/26/2011

Yaşayarak Yaşlanmak

Ve Tuğba 300 yıllık uykusundan uyandı. Hiç bir şey uyumadan önceki gibi değildi artık. Eskiden değeri olan ne varsa tedavülden kalkmıştı. Yeni dönem yeni akımları taşıyordu yüzyıla. Ama bir sorun vardı,herkes sistemin bir parçası olmuştu; ancak kimse halinden mutlu değildi. Sistemden ayrı durmayan insanlar aslında aynı zamanda sistemden şikayetçiydiler. Peki o zaman neden sistemin parçası olmuşlardı ki? İnsanın değişimi dünyanın değişimi değil miydi? Neden direnmediler onları tüketen bu sisteme? Çünkü bu sistem onların egolarını tatmin ediyordu. Anlık hazların peşinde sürüklenmek onlar için külfet değil,bir zevk meselesine dönüşmüştü. Ama birden sesini duyamadıkları ruhlarının çığlıklarıyla çınladı kulakları ve o nadir anlarda mutsuzluğu farkettiler. Ego kendini doyuruyordu ama zavallı ruh açlıktan her geçen gün daha bitkinleşiyor,gittikçe zayıflıyordu. Bu da kaybolduğunu söylediğimiz insanlığın bilerek ve isteyerek kaybedilmesine sebep oluyordu işte. İnsanlığı besleyen ruh güçten düştükçe, robotlaşmayı öne çıkaran ego hakimiyetini duyuruyordu her yerde. İnsanlar düşünmeden uyuyor,uyanıyor,yiyor,içiyor,bir takım menfi ihtiyaçlarını gideriyor ve bu döngüyle ömürlerini sonlandırıyorlardı. Hayatın tadını,anlamını,güzelliklerini yaşayarak değil;kirlenmiş ne varsa onları yaşayarak kendilerini değersizleştiriyorlardı. Ben ise hayatın hep en arka sırasında kendi kendime oyunlarımı oynuyordum. Hayatta ne olup bittiği umrumda değildi. Herkesin bilip öğrendiğini en son ben öğreniyordum. Güzelin aksi ne varsa hayatta yüz kızartan,hayatlara dahil edilip,doğallaştırılıp,içselleştirildikten sonra ben bunları öğrenirdim. Benim yüzümün kızarması insanlığa hayret verici gelirdi. Bunda birşey yok ki,sen bunu nasıl böyle bilmez ve uygulamazsın derlerdi. Ben de gizli gizli içimden hala böyle kalmama sevinir,şükrederdim. Ne kadar ben de bu dönemde yaşıyor olsam ve her kötülüğe eteğimi bulaştırsam da ruhumu kirletmiyorum. Elimi eteğimi yıkıyorum,çamur akıp gidiyor. Ruhum 300 yıllık bir birikimle dolu gibi,sanki hiç burada ve şu anda yaşamıyor gibi. Ben bunu seviyorum. Işığı sönmüş insanların arasında parlayan sayılı insanlardan biriyim. Çünkü ben o ışık için yaşıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder